11 Aralık 2017 Pazartesi

Aklımdan geçenler 2

Aklımdan geçenler 2 ile karşınızdayım. Başlığımız Geçmişe yolculuk.
Bugünkü yazımın konusu şu: geçmişe gitme fırsatım olsa neleri değiştirmek isterdim. Eminim herkesin bir "keşke" 'si olmuştur. Ben de bunu yazıya dökeyim dedim.


Şu anda geçmişe gitme fırsatım olsa lise 1'de ilk yazılıların bittiği güne dönmek isterdim. O zamanlar namazlarımı kılıyordum namaza ve Kur'an'a daha çok önem versem daha iyi olurdu tabi. 6-7-8 sağlam geçmişti o yüzden nasıl ders çalışacağımı biliyordum. Ama nedense ilk yazılılar bittikten sonra bu iyi alışkanlıklarım iyice azaldı gitti. Aslında biraz daha iyi olsam ve daha iyi bir liseye gitsem daha iyi olurdu tabi ama o zaman da lise arkadaşlarım farklı olurdu. Fakat 7. sınıftan beri dostum olan kişi ile aynı liseye gitmek güzel olurdu.


Aslında düşündüm de benim gittiğim lisede eğitim o kadar da kaliteli değildi fakat lise başarılı bir liseydi acaba diğer liseler nasıldı o halde? Mesela lise 1 ve 2'de kimya öğretmenimizden pek verimli ders aldığımız söylenemez. İlk seneki Fizik hocamızın kesinlikle eşsiz bir kişiliği vardı?! Sonraki yıllarda da sevdiğim hocalar oldu diyemem. Gerçi ben fizikten nefret ediyorum o yüzden fazla objektif olamam. Belki de hocaları sevmediğim için öyle düşünüyorum. Biyoloji hocalarımıza hiç laf yok çok ünlüler zaten 😂 dil anlatım hocamız iyi öğretiyordu ama çok sıkıyordu. Ama en nefret ettiğim edebiyat hocası, işte o hocadan kurtulmak isterdim. Yüzünün güldüğünü hiç görmedim o hocanın. Aslında kısa bir süre başka bir edebiyat hocası gelmişti bizim derse. Nasıl olduysa beni de çok sevmişti. Çok iyi birine benziyordu ne yazıkki sadece 1 hafta dersimize girdi daha sonra tayini çıktığı için gitti. Böylece benim edebiyata olan nefretim geri döndü. Sınıfta 3. sırada olmanın da faydası olmadı hiç. Çünkü her okuma parçasının ardından 1. soruyu 1. sıradaki 2. soruyu 2. sıradaki ve ben 3. soru bana. Bu şekilde her ders ama her ders... Evet buradan o ne öyle diyorsunuz komik gibi geliyor ama yaşayınca hiç komik olmuyor.


Fakat ne olursa olsun derslere daha çok önem vermeliydim. Fizik çalışmaya çalışmaya ygs lys'de temelim olmadı ve son sene de kaldım öyle. Matematik hocalarımız hep iyiydi ben de severdim matematiği ama trigonometri dersinden sonra matematik 2 sevmediğimi fark ettim son sene türev integral konuları da zordu hani. Şimdi olsam daha sıkı çalışırdım elbette.


Okuldan çok kaçardım o zamanlar. Beni internet kafeye bağlayan lanet oyunlar dota'ya asla başlamazdım. ogame oyununa asla başlamazdım. Knight online oyununa az daha bağlanıyordum son anda kurtulmuşum :) ayrıca okuldan kaçtığım günler dükkana babamın yanına gitmek daha akıllıca olurdu böylece hem internet kafeye gitmemiş olurdum hem de sene sonu "bu ne devamsızlık" kaygısından kurtulmuş olurdum. Zaten genelde sınıftan kaçma sebebim herkes kaçıyor diye olmuştur.


Lisede en iyi yaptığım işlerden biri belki de Harry Potter kitapları ile tanışmak ve ardından gelen kitap okuma alışkanlığı. İnternet kafe bağımlılığım olmasaydı daha çok kitap okurdum kesinlikle.
İnternet kafe bağımlılığım yüzünden çalınan bisikletim geldi aklıma. Babamın sözünü tutmayıp bisiklet ile trafiğe çıkmıştım bunu bir daha yapmazdım.
Belki derslerimde başarılı olduğum için babam bana iyi bir bilgisayar veya en azından dokunmatik telefon alırdı. Lise 3'te sınıfta çoğu kişi dokunmatik telefon almışken benim kıskançlığım aklıma geliyor hep.


Lisede pek hobim yoktu. Futbolda kötüydüm zaten. Satrançta iyiydim ama nedense bunu hiç okul dışına çıkarmadım. Keşke turnuvalara katılıp kendimi geliştirseydim. Bu fikir lise bittikten sonra da aklıma gelmedi nedense. Belki yüzme kursu, karate kursu gibi başka kurslara da gidebilirdim.


Lise 3'ün yaz tatilinde babam ile daha kararlı bir konuşma yaparak yaz tatilini ders çalışarak verimli geçirebilir ve lise 4'te de adam akıllı çalışıp belki de tıpa giderdim babam çok isterdi tıp okumamı ama ben istemezdim. Fizik sevmediğim için mühendis olmak da istemiyordum. Belki de çocukken hep hayalini kurduğum pilot olma hayalini gerçeğe çevirirdim.


Üniversite tercihleri geldiği zaman ilk tercihim Konya olmazdı. Konya'dan uzaklaşmaktan korkmazdım ve eve de yaz tatili ve bayramlar dışında uğramazdım. Böylece üvey annem de rahat bir nefes almış olurdu ben de herkes evine gittiği zaman istediği yemeği yiyor, güzel vakit geçiriyor gibi saçma düşüncelere dalmazdım.


Üniversite yılları geldiği zaman da arkadaş seçerken çok dikkatli olurdum. Güven konusunda çok daha fazla hassas olurdum ve en ufak şüphe duyduğum zaman babamı arayıp sorardım.
Yapabileceğinin en iyisini yap demişler belki de bölüm birincisi olarak bitirirdim üniversiteyi.


Aslında daha önceden ilgi alanım olduğunu bilseydim, deney yapmanın sevdiğim bir şey olduğunu bilseydim, Kimya bölümüne giderdim ve belki de kendimi ilerletip yurtdışına çıkardım. Bilim insanı olurdum. Yurtdışında ülkemi temsil ederek ödüller alırdım.


Olasılıklar çok fazla. Sonuç olarak şunu unutmamak gerekir. İnsanlar hata yaparak öğrenir her şeyi bilmek mümkün değil. Bu konuda meşhur bir söz var.
Bugünkü aklım olsaydı, Dün yaptıklarımı yapmazdım. Ama dün yaptıklarımı yapmasaydım, Bugünkü aklım olmazdı... - Sagopa Kajmer


Bazen zor yoldan yani yaşayarak öğreniriz. Önemli olan hatalarımızdan ders çıkarmak, önümüze çıkan fırsatları değerlendirmek.


Arkadaşlar yazımı nasıl buldunuz? Fikirlerinizi yorumlarda görmek beni mutlu eder. Hayırlı günler.. .

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuduysan ses ver!